Ömer Faruk Dinçel
Tarih Öğretmeni

Tepecik Beldesi

                                            TEPECİK TARİHİ

                                

                                                                Ömer Faruk Dinçel

                                                       Tarih Öğretmeni/Araştırmacı

 

Tarihi:1530 tarihli 438 Numaralı Muhasebe Defterinde Tepecik köyünün 22 hane,3 mücerred(bekar),1 cami-i hüddam ve  yıllık geliri 1680 akçe olduğu yazılıdır.(1) Köydeki Şeyh Halil çiftliği ise vakıftır.(2)

16.Yüzyılda Tepecik köyünün yıllara göre genel durumu şu şekildedir;(3)

 

Tablo:1

YIL

TAHRİR

HANE

KARA

MÜCERRED

İMAM

MUHASSIL

PİR

HASIL/AKÇE

1520

B

32

11

11

-

-

-

6.426

1534

C

49

-

8

1

1

4

5.465

1571

D

103

-

3

-

-

-

12.180

 

            Köyün adı ve kuruluşu:Kaynak kişilere göre(4) köyün kurulduğu arazinin ovanın ortasında tepelerin üzerinde kurulmasından ve de çevrede küçük tepelerin bulunmasından dolayı bu adı almıştır.Tavşanlı çayı adı verilen Kocasu, taştığında köyün olduğu alan tepede kaldığından bu adı almıştır.İlk kuruluş yıllarında Tepecik’te at yetiştirildiği söylenir.Tepecik,Beyköy ile birlikte Tavşanlı’nın en eski köylerindendir.Günümüzde belediyeliktir.

Osmanlı döneminde Tepecik’te beyler bulunurmuş.Tepecik’in üç ayrı yerinde gözetleme veya korunma amaçlı,büyük taşlarla çevrili nöbet taşları/yerleri durmaktaymış.Bu nöbet yerlerinden biri Ece Sultan mezarının yakınında Tavşanlı’dan gelen yolun Tepecik’e girişinde,diğeri de Yal Dede yatırının yakınında imiş.Bu yapılar yakın zamana kadar durmuş.Yine Osmanlı döneminde Tepecik’te Tavşanlı’nın Derebeyi olan Koca Mustafaoğlunun askerleriyle Tepecikliler arasında “Köpek Savaşı”adı verilen savaş yapılmıştır.O zamana kadar yaklaşık 500 hane olan Tepecik, bu savaş sonrasında nüfusu bir hayli azalmıştır.Tepecik’ten Eminler’den bir kadın koluna kasnakları takarak satıcı roman kılındığında etrafı çevrili olan köyden çıkarak yetkililere şikayet etmeyi başarmış.Yapılan şikayet üzerine dönemin padişahı Emet havalisinin Derebeyi olan Nasuhoğlu’nu görevlendirmiş ve Koca Mustafaoğlu yine Tepecik’te Nasuhoğlunun adamları tarafından yakalanarak öldürülmüştür.Koca Mustafaoğlu’nun öldürüldüğü Vezirlerin evi yıkılmış yerine yeni bir bina yapılmıştır.Vezirlerin yıkılan bu eski evde Koca Mustafaoğlunun kanları yakın zamana kadar durmuş.

            Sınırları:

Tavşanlı ile sınır:Yarış yolu

Moymul ile sınır:Moymul Çayırı bitimi

Beyköy-Ayvalı ile sınır:Boz depe denilen yüksek tepe

Derecik ile sınır:Çatalsöğüt mevkiinden Kapaklı su kaynağına kadar olan yer

Karaköy ile sınır:Duman aralığı mevkiinden Kara dikenlik tarlasına kadar olan yer

Göbel ile sınır:Göbel altı ve Karasaz mevkiinde bulunan Kandak adı verilen su kaynağına kadar olan yer

Çardaklı ile sınır:Kandak’tan Garipler mezarlığına kadar olan yer

Kuruçay ile sınır:Garipler mezarlığından Sarıyer mevkisine kadar olan yer.

Köklü sülaleler: Hacı Beyler,Ahmet Beyler(Hacı Beyin kardeşi imiş),Sarı Beyler ve İsmail Beyler sülaleleri en köklü sülalelerdir.Köye ilk gelen Hacı Beyler sülalesidir.

            Dede Yatırları:

            1-Gaib Erenler Dedesi:Berberlerin Dedesi de denilir.Zira Berberler sülalesi bu Dede’nin bağlı olduğu sülaledir.Gaip Erenler Dede,aslen Afyon Karacaahmet’ten gelmiş olup keramet sahibi imiş.(5) Vaktiyle belediye burada güzelleştirme çalışması yaparken kepçenin dişleri kırılmıştır.Gaib Erenler vakfı ise günümüzde Eşik kuyunun başından başlayarak Düden denilen su kaynağına kadar olan arazidir.

2-Yağlı Dede(veya Yal Dede):Beldenin içinde,mandıranın bitişiğindedir.

3-Ece Sultan:Beldenin girişinde yolun solundadır.Rivayete göre vaktiyle köyden bazı insanlar Ece Sultan’a “Senin sultanlığın nereden gelmektedir”diye sorduklarında avucunun içine bir parça yün ve kor koyup bir arada tutarak halka göstermesi sonucunda onun bir evliya olduğu anlaşılmıştır.Köylüler,mezarını üzerine kubbe yapmışlar,ertesi günü çivileri dahi sökülmemiş bir şekilde bu kubbeyi 300 metre aşağıda Hendekli denilen arazide bulmuşlar.Bu nedenle Tepecik’te “Ece Sultan gibi türbeyi kabul etmiyorsun” deyimi kullanılır. 

Tepeler:Kızılcakaya tepesi,Kayaaltı tepesi

            Yer adları:Kızılcakaya,Orta çayır,Moymulaltı,Bağaltı,Karasaz,Sarıyer.Köyün mezarlığının üst tarafında Çalmalı kaya denilen bir yer bardır.Vaktiyle Tepecikliler,(batıl bir inanç olarak)huysuz olan ve yaramazlık yapan çocuklarını uslandırmak için buraya getirirler,bu taşın çevresinde dolaştırırlar,2 rekat namaz kılıp kayanın üzerine para koyarlarmış.

            Höyük:1 tane höyük bulunur.Tepecik’ten çıkışta Emet istikametine doğru giden asfaltın solundadır.

            Mektep:Eski belediye binasının olduğu yer mektep idi.

            Köy odaları:Tepecik’te ilginçtir köy odalarına Tekke adı verilmektedir.Bu tekkeler şunlardır;Hacı Beyin Odası,Molla İbrahim Tekkesi,Dumalı Tekke(Günümüzde yoktur),Orta Tekke ve Yukarı Tekke.

            Camiler:Çolak Cami;Halil İbrahim Özbay(Çolak Efe) tarafından,Orta Cami;Yumurtacılar tarafından,Yukarı cami ise;halk tarafından yapılmıştır.

 

Dipnotlar:

1-438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri.Sayfa 26

2- A.g.e.Sayfa 113

3- Sayfa 125,M.Çetin Varlık.XVI.yy.da Kütahya Sancağında Yerleşme ve Vergi Nüfusu.Belleten.Cilt L II Nisan 1988.Sayı 202

4- Hacı Beyler(Berberler) sülalesinden Ahmet Belli,1949 Tepecik doğumlu.Hacı Beyler(Berberler) sülalesinden Ömer Belli Rumi 1337/ Miladi 1921 Tepecik doğumlu

           5- Kaynak kişi olan Tepecik’ten 1949 doğumlu Ahmet Belli,kendilerinin Gaip Erenler Dedesinin torunlarından olduğunu,eskiden evlerinin Gaib Erenler yatırının bitişiğinde bulunduğunu,aileden birinin yatsı namazını kılmadan yattığında gece pencere ve kapıların kendiliğinden açıldığını ve Gaip Erenler Dedenin kendilerini uyutmadığını söylemiştir.