Ömer Faruk Dinçel
Tarih Öğretmeni

Cevizdere Savaşı

Cevİzdere SavaşI

 

Ömer Faruk Dinçel

Araştırmacı-Tarih Öğretmeni

 

Cevizdere Savaşı 24 Nisan 1922 tarihinde Kütahya’nın Emet İlçesine bağlı Günlüce Beldesi (eski adı Sülye) yakınlarındaki Cevizdere mevkiinde olmuştur.

Milli Mücadele yıllarında Yunanlılar,Emet’te bulunan 40 kişilik Birliğin, Kabakçı,yerli çeteler ve Emet halkı tarafından imha edilmesi üzerine,bunun intikamını almak için Emet’e bir tabur asker göndermiştir.

Emet’te meydana gelen hadisenin ertesi günü yani 28 Nisan 1922 tarihinde Tavşanlı’dan yola çıkan Yunan taburu,Derecik-Gölcük-Emirler-Yayla kıranı-Sülye-Eski Emet yolu güzergâhını kullanarak Emet’e gidecektir.

İşgalin tanığı olan Gölcük köyünden 1905 doğumlu olan İsmail Dinç; ”O yıllarda 16-17 yaşlarında olduğunu,Yunan taburunun Derecik üzerinden gelerek Gölcük köyü ve Emirler istikametinden Sülye(Günlüce) tarafına gittiğini ve Yağpınarı mevkiinde kendi köylerinden Mehmed Emin’in Yunanlılar tarafından süngülenerek şehit edildiğini ”söylemiştir.

Yunan taburunun Emet üzerine gideceğinin haber alınması üzerine  Emet,Tavşanlı,Dağardı,Harmancık,Keles,Orhaneli ve İnegöl’den birçok efe,kendi aralarında irtibatlaşarak bu gelen Yunanlıları karşılama hazırlıklarına girişmişlerdir.Bu arada Kütahya taraflarında bulunan İsmet İnönü’ye haber gönderilmiş ve asker istenmiştir.Fakat İnönü;“Ben Çerkes Ethem ile uğraşıyorum,siz onları bırakın gelin,biz onlarla baş ederiz" demiştir.

Bu arada Atatürk tarafından görevlendirildiği ifade edilen  İnegöl’ün Edebey köyünden İzzet Efe de 12 adamıyla birlikte Alabarda’ya gelmiştir.(İzzet Bey’in Atatürk tarafından görevlendirildiğini bizzat İzzet Bey sağlığında, Kabakçı’nın oğlu Talip ve Mehmet’e anlatmıştır).Gelen diğer müfrezeler de Alabarda’nın başında birleşmişler.Efeler ve milli müfrezeler Emet baskınından sonra köylerde yatmaya ve devamlı açıkta karargâh kurarak Yunana karşı her an tetikte olmuşlardır.Alabarda’ya gelen efeler de Kabakçı’nın köyün dışında kurdurduğu çadırlarda ağırlanmıştır.

Kabakçı,içinde Edebeyli İzzet Efe’nin 12 adamının,Dağ yöresi efelerinin ve Tatar köylülerinin de (Hamitabat) bulunduğu 150 kişilik atlı ve techizatlı çetesiyle Cevizdere’ye gelmiştir.

Kabakçı çetesi ve Kuvay-ı Milliyeciler Kütahya’dan yola çıkan ve  Emet’e doğru gidecek olan Yunanlılara pusu kurmak için ilk önce Opanöz’ün altındaki Cörklen deresinde karar kılmışlar fakat bu arada nereden çıkıp geldiği belli olmayan bir kadın,Kabakçı’ya hitaben “Buraya durursan askerini Yunan’a kırdırırsın,Cevizderesine dur” diyerek bir anda ortadan kaybolmuştur.Bunun üzerine pusu yeri olarak Cevizderesi tayin edilmiştir.

Bu arada Kuvay-ı Milliyeci Yüzbaşı Ragıp ile Mülazım Şükrü Bey ve diğer subaylar,Sülye’deki Musaların(Şekerlerin)damlarına gelerek burada yerli çetecilerin bir kısmını eğitmiş,atış ve pusu talimi yaptırmışlardır.

Edebey köylü İzzet Efe’nin Sülye-Cevizderesi baskınının hazırlanmasında büyük katkıları olmuştur.Baskında çetelerin organizasyon görevi ise Kabakçı tarafından Harmancık Bakdemirler köyünden Süleyman Çavuş’a verilmiştir.Kabakçı,Süleyman Çavuş’a; “Organizasyon işi sana ait,adamları iyi mevzilendir“ demiştir.O da,efelerin yerlerini gösterip mevzi almalarını sağlamıştır.Bu arada Süleyman Çavuş diğer efelerden büyük ve biraz da yaşı geçkin olduğundan diğer efeler onu yaşlı görüp Kabakçı’ya “Bu yaşlının ne işi var burada!“ diyerek sitem etmişlerdir.Kabakçı çetesinin flamacası ise Tavşanlı’nın Köprücek köyünden Koca Hüseyin’dir.Cevizdere Savaşı sırasında Yunan askerlerinin atış menziline girmesiyle birlikte kaldırdığı flama ile mevzideki çetecilere haber vermiştir.

Cevizdere savaşının olduğu saha kıvrım kıvrım giden uzun bir dereyi içine alan boğazdır.Bu boğazın Omarderesi kısmından başlayarak Musaların(Şekerlerin)damları denilen yere kadar olan kısmından dere boyunca eski Emet yolu geçer.Bu yol,eski adı Sülye olan Günlüce’nin altından devam ederek Sarıyarma ve Asartepe altından Musaların damlarının altından devamla Şabanların köprüsünden geçerek Emet’e gider.Cevizderesinin arka kısmı olan Omarderesi Kabakçı tarafından bağlanırken ön kısmı dediğimiz Şabanların köprüsü ise Emetliler tarafından bağlanmış olup bu boğazın her iki yakasında da uygun yerlerde çeteciler ve Kuvay-ı Milliyeciler mevzi almışlardır.İlk kurşunu ise Şabanların köprüsünün ilersinde Buzluk veya Börek kayalıkları adı verilen dik kayalıkların olduğu yerde mevzilenen Emetlilerden Porsuğun Ahmet atmıştır.             

Henüz 19 yaşında bir delikanlı olan Porsuğun Ahmet,Yunan askerlerinin beklendiği sırada uyukladığı ve Yunan kumandanının atında bulunan gümüş eğerin güneşten parıldayıp Porsuğun Ahmet’in gözünü aldığı ve Ahmet’in de telaşla karşıdan gelmekte olan Yunan subayına silahını ateşlediği ve ortalığın bir anda sağdan soldan silah patlamalarıyla karıştığı anlatılmıştır.

Necati Çağrıcı,Porsuğun Ahmet ve Cevizderesi hakkında aşağıdaki şu şiiri yazmıştır.Şiirden bazı bölümler şöyledir;

 

Bu derede Türklüğün gene şahlandı kanı,

Gelen Yunan taburu önünde kumandanı,

Düşmana bu derede daha açtırmadı göz,

Yunan kumandanını öldürdü Ahmet Ersöz.

Velhasıl bizde öldük,fakat pek çok öldürdük,

Yaslı Emet’imizi bu zaferle güldürdük.

Emet’in bu ellerle sarılacak beresi,

Bu unutulmaz zafere sahne

CEVİZ DERESİ…

                                                                (Necati Çağrıcı)

 

   

Cevizderenin Emet’e bakan ucunda Musaların damlarının(Şekerlerin damları)alt tarafında yoğun bir çatışma yaşanmıştır.En çok mermi de Şabanların Köprüsü ve çevresindeki alandan çıkmıştır.Derenin üzerinde tahta bir köprü bulunur.Bu köprüye Şabanların köprüsü denir.Köprünün hemen ilersindeki kayalıklar ise Emetli Porsuğun Ahmet’in Yunanlılara ilk kurşun attığı yerdir.Yine Musaların damlarının doğusundaki Kınık mevkiindeki kayalıklarda da Emetli biri çatışma sırasında şehit olmuştur.Mezarı buradadır.

Himmet Çakır ile Şabanların Hasan burada bulunan bir  kulübeye gizlenmişler ve buradan Yunan askerlerine ateş açmışlardır.Çatışmanın devam ettiği bir sırada Şabanların Hasan ”Buradan çıkalım,harman yerinden ateş edelim” demiş.Himmet Çakır’ın ”Hayır,çıkma ”ikazına aldırmayan Şabanların Hasan,kulübeden çıkar çıkmaz vurulmuştur.Akşam karanlığında da cesedi şehit düştüğü yerden alınmıştır.

Çatışmanın çıkmasıyla pusuya düşürülen Yunanlılar,ağır makinalı olan mitralyözleri katırların sırtlarından indirip kurmaya dahi fırsat bulamamışlar ve tam bir hezimete uğramışlardır.Yunanlılardan 20-25 kişi, Musaların(Şekerlerin) damlarına kendilerini zor atmışlarsa da daha sonra efeler tarafından atılan bombalarla imha edilmiştir.Çetecilerden ise Emetli Poyrazın Deli Hüseyin ve Arabın Salih’in Ahmet şehit düşmüşlerdir.Anlatılanlara göre olaylar şöyle gelişir;Yunan birliğinin Sülye Cevizderesi mevkiinde boğaza girdiklerinde tüm efeler heyecan içinde beklemektedirler.

Bu arada Cevizderesinin arkası olan ve Yunanlıların geriye kaçış yolunu bağlamak için Omar deresini tutan Kabakçı Efe,diğer efelere “Ben işaret vermeden kimse ateş açmasın!“ diyerek tenbih etmiştir.Nihayet Yunan birliklerinin pusunun tam ortasına geldikleri sırada önden silah seslerinin gelmesiyle birlikte Kabakçı’nın verdiği işaretle her iki yamaçtan Yunan askerleri yaylım ateşine tutulmuştur.Müthiş bir çatışma başlamıştır.Bu arada büyükçe bir kayayı kendisine siper edinen Tavşanlı Tepecikköylü Çolak Efe (Halil İbrahim) de attığı her kurşun ile bir Yunan askerini öldürmüş ve bu da Yunan kumandanının dikkatini çekmiş ve Yunan Kumandanı Çolak Efe’nin olduğu tarafa büyük bir hücum ateşi ettirmiştir.Cevizderesi hem önden hem arkadan çıkan çatışma ile Yunanlılar için tam bir cehenneme dönmüştür.Yunanlılar yük hayvanlarında bulunan mitralyözleri indirip kurmaya dahi fırsat bulamamışlardır.

Cevizdere’de çok kanlı çatışma olmuştur.Cevizdere’nin arka tarafında bunlar olurken ön tarafında ise Musaların(Şekerlerin)damının olduğu yerde çatışmalar sürmüştür.Şabanların Hasan,Güzün kayası denilen yerde vurulmuştur.

Edebeyli İzzet Bey ile birlikte gelen 12 Kuvay-ı Milliye askerinden ikisi şehit olurken yaralanan biri de yarasının tedavi edilmesi için Gebeler(Dağardı) Nahiye Müdürüne teslim edilmiş,Nahiye Müdürü de bu yaralı askeri Yunanlılara teslim etmiştir.Yunanlılar bu askeri daha sonra şehit etmişlerdir.

Çatışmanın en şiddetli anında Yunanlılar cephane yüklü bir katırı kaçırmaya çalışmışlarsa da başaramamışlar, katır çevrilerek üzerindeki cephaneler ve mitralyözler, efeler tarafından alınmıştır.Örneğin Kabakçı,200’e yakın Yunan mavzeri alırken Eğrigözlü Çeribaşı İbrahim de,Cevizdere savaşı sonrasında bir katır yükü mavzeri Küçük Aleve’ye(günümüzdeki ismi Altınova)getirmiş daha sonra Çınarlı Konakta Simav Çayına(Emet Çayı) hepsini atmıştır.

24 Nisan 1922 tarihinde çok kanlı geçen Cevizdere Savaşında Yunanlılar büyük bir bozguna uğratılmıştır.Bu pusudan sadece bir-iki Yunan askeri kaçıp kurtulabilmiştir.Ayağından yaralı olarak kurtulabilen Yunan askerine efeler bakarken Kabakçı’nın baş adamı ve çok cesur olan Alabardalı Kara Ahmet “Bunu bana bırakın,çekilin” diyerek bir eliyle yaralı Yunan askerinin saçlarından kavrayıp kaldırırken diğer eliyle de kasaturayı boynuna vurduğu gibi kellesini uçurmuştur.Bu baskında bizzat yer alan Harmancık’ın Balatdanişmend köyünden Ali Çavuş: “Kara Ahmet’in düşmana karşı insafsız ve acımasız olduğunu orada gördüm” demiştir.

 Savaşın sonrasında şehit olanlar köylerine götürülürken köyü uzak olanlar da öldükleri tepelere defnedilmiştir.Yunan askerlerinin cesetleri ise Cevizdere’ye yığılmış,günlerce burada kalmıştır.Bu arada koca koca kuşların ölen Yunan askerlerinin baldırlarından kopardıkları etleri günlerce Eğrigöz dağına doğru götürdükleri görülmüştür.

Yunanlılar Emet havalisine gönderdikleri birliklerinin başta Kabakçı,diğer efeler ve Kuvay-ı Milliye kuvvetlerince imha edilmesiyle cepheden bir Yunan fırkası, etrafındaki Yunan birliklerinin de desteği ile Tavşanlı-Derecik yolunu takip ederek Alakavak deresinde üç gün konakladıktan sonra Gölcük’ten  Emirler’in üstündeki Yelli Kıran denilen yere ulaşmış ve burada da bir hafta karargâh kurup,Cevizdere’de güvenli bir geçiş ve kontrolü sağlamaya çalışmıştır.

Yunanlılar Gölcük köyünden geçerek Sülye ve Emet’e doğru ilerlerken Yağpınarı denilen yerde Yunanlılara ait silahları taşıyan bir eşek ölmüş,bunun üzerine köye iki Yunan askeri gelip köylülerden bir eşek istemiş,köylüler de vermemişlerdir.İki Yunan askeri Yağpınarına geri dönerken arkasından da ölen eşekteki silah ve cephaneyi almak için köyden Ahmet,Emir Ali ve Mehmet Emin gitmiş bu üçünün ardından da Ayan Ahmet gitmiştir.Yağpınarında üzeri silah ve cephane yüklü ölmüş eşeğin başına geldiklerinde atlı iki Yunan askeri de onların üzerine gelmiştir.Rumi 1319/Miladi 1903 doğumlu (19 yaşında)olan Mehmet Emin,Yunan askerlerinin üzerlerine geldiğini görünce kendisini kaçak gösterip köye doğru kaçmaya başlamış,arkasından da atlı bir Yunan askeri kovalamış,Mehmet Emin çaresizlik içinde yerden taş ve toprak alarak Yunan askerinin üzerine atmış,buna karşılık Yunan askeri de attan düşmüş ve ikisi arasında boğuşma olmuştur.Bu arada atlı olan diğer Yunan askerinin sıktığı kurşun Mehmet Emin’in kafasının arkasından girerek sol gözünden çıkmış,yere sendeleyen Mehmet Emin,boğuştuğu Yunan askerince sağ böğründen süngülenmiştir.Acıyla yerde kıvranan Mehmet Emin,başından çıkardığı ırakçın denilen takkesini avucunun içinde sıkarak süngünün açtığı derin yaranın içine bastırmış ve bu şekilde şehit olmuştur.Olaydan sonra Gölcüklüler,ölen Mehmet  Emin’in yanına geldiklerinde sağ kolunun süngüyle açılan yaranın içinde gömülü kaldığını görmüşler ve şehidi köyün mezarlığına getirerek Cuma günü o şekilde defnetmişlerdir.

                                                                               

Bu arada Cevizderesine girmeye çekinen Yunanlılar, Kırandaki bu karargâh yerinden Sülye ve Cevizderesine doğru top atışları yapmışlardır.Kontrolü sağladıktan sonra da başta Sülye olmak üzere 14 köy tamamen yakılıp yıkılmıştır.

Yunan askerleri,Mehmet Emin’in yanında bulunan Ahmet ile Emir Ali’yi de esir almışlar ve önlerine katarak orduyla birlikte Kıran denilen yerde bir gece kaldıktan sonra Sülye’ye kadar götürmüşlerdir.Yunan askerleri Günlüce’de (Sülye) akşam yemeği yerken Ahmet ve Emir Ali’yi Sülyeli Hacı Himmet Efendi denilen mübarek zatın mezarının biri baş diğeri de ayak ucu kısmında bulunan ağaçlara ayrı ayrı bağlamışlardır.Hacı Himmet,keramet gösterip mezarından çıkarak “ Ahmet oğlum ne duruyorsunuz,gitsenize !”demiş.Ahmet’te “Hocam bağlıyız,nereye gidebiliriz ?”demiş.Hacı Himmet Efendi’de “Bağlı değilsiniz yürüyün” diyerek ikisini de önüne katarak yemek yemekte olan Yunan askerlerinin yanından Dereli hamamlarının başında bulunan kayalığa kadar getirmiş “Ahmet,oğlum,bu su Başköy’den çıkıyor,Dereli aşağı gidiyor,siz giderine değil suyun geldiği yere doğru gideceksiniz ki Gölcük’ü bulasınız” demiş.Bunun üzerine iki esir,Hacı Himmet Efendi’den ayrılarak aşağıya doğru yürürlerken Ahmet’in ayakkabısı taşların arasına sıkışmış ve bir ayağı yalınayak kalmıştır.Bu arada Hacı Himmet Efendi’de kayalığın başından onların gidip gitmediklerine bakarmış.Ahmet,yanındaki Emir Ali’ye “Ali,benim kunduram taşın arasında kaldı,taşlar ayağıma batıyor” deyince yukarıdan onları izleyen Hacı Himmet; ”Ahmet,oğlum aha varıyo kunduran”diyerek bir  yarma çırayı ona atmış ve çıra Ahmet’in  önünde  bir çift ayakkabı olarak zuhur etmiştir.Sonra her ikisi de sağ salim Gölcük köyüne ulaşmıştır.

Yunanlılar Kıran denilen yerde karargâh kurdukları sırasında yaşanan diğer bir hadise de şöyledir;Sekbandemirli köyünden Mustafa Gedik’in babası bahçe işleri ile uğraştığı bir sırada Yunan askerinin biri yanına gelerek kendisinden bir kadın bulmasını ister.Köylü de silah olmadan kadın getiremeyeceğini ve bu nedenle silahını kendisine vermesini ister.Yunan askeri önce vermek istemese de sonrasında silahını köylüye uzatır.Silahı alan köylü göz ucuyla makenizmaya bakar ve merminin namluya sürülü olduğunu fark eder etmez silahı yunan askerine doğrultarak ateşler.Alnından vurulan Yunan askeri önce yere düşer sonra tekrar ayağa kalkmaya çalışır ve orada ölür.

Cevizdere’de bozguna uğrayan Yunanlılar,İzmir’de bulunan Piyade Albayı Panayotaki Harilan komutasında daha ziyade 13’ncü tümen birliklerinden teşkil edilen istihkâm ve topçu birlikleri ile takviye edilmiş iki alay kadar karma bir kuvveti Emet’e göndermişlerdir.Bu özel kuvvet emrine ayrıca iki de uşak tahsis edilmiştir.

Yunanlılar,Günlüce’yi ve köyün başındaki dağı yakmış,Emet ve çevre köylerinde de halka tüyler ürperten işkenceler yapmıştır.Kabakçı ve adamlarının nerede oldukları sorulmuştur.İşkenceler bir ay sürmüştür.Daha sonra da Simav’dan Keşiş (Uludağ) Dağı’na kadar olan mıntıkada olağanüstü tedbirler alarak bu havalideki gidiş ve gelişleri kontrol altına almıştır.Bunun yanı sıra Emet ile birlikte (Sülyebâla,Eseler,Işıklar,Eğrigöz,Çalcağıl vb.)14 büyük köy tamamen yakılmış,mallar yağma edilmiş,kadın ve çocuklar ateşe atılarak büyük bir katliam yapılmıştır.Ana sütü emen bebekler analarının göğüslerinden zorla alınarak havalara atılmış ve yere düşerken de üzerlerine süngü tutulmuştur.

Emet’te halk dağlara kaçmıştır.Yakalanan Tapucu Mehmet Efendi ile üç mecnun,ihtiyar Mülazım Ahmet Efendi ve karısı Kellen mevkiindeki bağ evinde kendi kılıcı ile,Hanfendinin Halil Ağa ve ninesi Yunan askerlerince süngülenerek şehit edilmiştir.Emet’in Çalcağıl köyünde de 12 kişi yakılarak öldürülmüştür.

Emet Belediye Başkanı Terlemezlerin Hasan Efendi,Porsukların Ahmet,Sakaların Halil Efendi,Çakır Himmet Yunanlılar tarafından esir götürülmüştür.

            Yunanlılar tarafından yakalanan ve  çoğunluğu kadın ve çocuk olan bir gurup Emetli Simav’a getirilerek Mercikoğlu Ahmet Efendi’nin evine hapsedilmiş ve günlerce aç bırakılmıştır.İçlerinden on yaşlarındaki bir kız çocuğu önce tecavüz edip öldürürmüşler ve bir çuvala konarak Şahbazoğlu Rıfat Bey’in kuyusuna atmışlardır.Simavlılar ise gizlice bu esirlere ekmek ve yiyecek vermiş, Büyük taarruza kadar bu esaret devam etmiştir.

Mart 1922 sonunda,7.Tümenden on silahlı erle Emet bölgesine gelmiş bulunan Yüzbaşı Reşit ve Teğmen Şakir,Türk kuvvetlerinin ileride girişeceği genel bir taarruzda Yunan ordusunun gerilerine saldırmak amacı ile gönüllü toplamaya başlamış,bu bölgedeki çetelerden,Kabakçı ve Arif Çavuş gibi kimselerden yardım görmüştür.Erenköy,Emet ve Harmancık dolaylarında da halka silah ve cephane dağıtılmıştır.

26 Ağustos taarruzunu haber alan Emet Bucak Müdürü,Milli Müfrezeden ayrı olarak Emet’te oluşturduğu 60 atlı ve silahlı yiğitle,bugün Abide olarak anılan Gediz Hamidiye Hanına gelip süvari kolordusuna katılmıştır.

26 Ağustos 1922 tarihinde Büyük Taarruz başlamış,30 Ağustos 1922 tarihinde de Başkomutanlık meydan muharebesi kazanılmıştır.

 

Cevizdere Türküsü

 

Günümüzde Cevizdere Savaşının yapıldığı yerin yakınında şehitlik yapılmıştır.Cevizderesi’nde yapılan savaşın hatırasına şu türkü söylenmiştir;

 

Kızıldereye varınca görüldü Emet

Mezarımı kazsın sağdıcım Mehmet

Elveda dostlarım sağolsun Millet

Mezar oldu bana Cevizderesi

Yandım arkadaşlar burası neresi?

Cevizderesine çektim sancağı

Yiğitler yatağı Emet bucağı

Bu oğlunu yitirdi, yanar mı ocağı?

Yandım arkadaşlar burası neresi?

                                                                      (Halk Türküsü)

            Cevizdere Savaşına Katılanlar

           

            Cevizdere Savaşına katılanları tam anlamıyla tespit etmek ve katılanların listesini tam olarak hazırlamak günümüz itibarıyla mümkün değildir.Yapıldığı tarih itibarıyla Cevizdere Şehitler Anıtındaki isimler maalesef çok eksik bir şekilde yazılmıştır.Bu savaşın kahramanları sadece bir ilçeden veya bir beldeden çıkmamıştır.Bu savaşa Emet,Tavşanlı,Harmancık,Keles,Orhaneli,Büyükorhan ve İnegöl’den yüzlerce efe ve Kuvay-ı Milliyeci katılmış,halktan eli silah tutanlar kendi yöresini omuz omuza savunmuştur.Bu anıttaki kitabelerin ve isim listelerinin yeniden düzenlenmesi milli birlik ve beraberliğimize de uygun düşecektir.Kabakçı’nın 150 kişiyle bu savaşa katıldığı ve bu çetenin içinde Hamitabat/Tunçbilek köylülerinin de olduğu,İnegöl’ün Edebey köyünden İzzet Bey’in 12 adamıyla birlikte katıldığı halk arasında bilinmektedir.Bu nedenle sayılarını tam olarak  tespit edemesek de genel olarak bu savaşa katılanlar şunlardır;

            İsmi bilinen veya bilinmeyen,yazılan veya yazılmayan bu kahramanlarımızın ruhlarının şâd olması temennisiyle…

                       

SIRA

İSMİ

KÖYÜ

İLÇESİ-İLİ

1

Yüzbaşı Ragıp

 (Gümüşpala)

-

Edirne

2

Edebeyli İzzet Bey

Edebey

İnegöl/BURSA

3

İzzet Beyle birlikte gelen 12 Kuvay-ı Milliyeci

-

İnegöl/BURSA

4

Kabakçı Salih Efe

Çamalan(Alabarda)

Tavşanlı-KÜTAHYA

5

Kara Ahmet

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

6

Kara Mehmet

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

7

Tirit Hasan

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

8

Hasanlardan Hacı Halil

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

9

Seyis Kamil

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

10

Hasan Çeri

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

11

Hüseyin Uçar

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

12

Halil Taş

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

13

Selam Ahmet

Çamalan

Tavşanlı-KÜTAHYA

14

Şükrü Efe

Şapçı

Tavşanlı-KÜTAHYA

15

Deli Ömeroğlu Hüseyin

Şapçı

Tavşanlı-KÜTAHYA

16

Kara Osmanların Mustafa

Şapçı

Tavşanlı-KÜTAHYA

17

Çolak Halil İbrahim Efe

Tepecik

Tavşanlı-KÜTAHYA

18

Tarhanacı Mehmet

Tepecik

Tavşanlı-KÜTAHYA

19

Mehmed Ali Efe

Madanlar

Tavşanlı-KÜTAHYA

20

Halil Kamil

Kadıköy

Tavşanlı-KÜTAHYA

21

Kopuk Osman

Kadıköy

Tavşanlı-KÜTAHYA

22

Koca Hüseyin

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

23

Kel Ali

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

24

Hacı Ahmet

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

25

Berber Hasan

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

26

Bekirlerin Ali

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

27

Cin Ali

Köprücek

Tavşanlı-KÜTAHYA

28

Fırtına Ahmet

Dağdemirli

Tavşanlı-KÜTAHYA

29

Çatlak Halil

Değirmisaz

Tavşanlı-KÜTAHYA

30

Çakıcı Mehmet

Değirmisaz

Tavşanlı-KÜTAHYA

31

Bekir Ağa

Değirmisaz

Tavşanlı-KÜTAHYA

32

Çavuş Hüseyin

Değirmisaz

Tavşanlı-KÜTAHYA

33

Kuruoğlu Ahmet

Değirmisaz

Tavşanlı-KÜTAHYA

34

Eyüp

Derbent

Tavşanlı-KÜTAHYA

35

Kemaneci İbrahim

Doğanlar

Tavşanlı-KÜTAHYA

36

Mehmet Ali

Madanlar

Tavşanlı-KÜTAHYA

37

Ali Osman

Çobanlar

Tavşanlı-KÜTAHYA

38

Hakkı Bapıç

Başköy

Tavşanlı-KÜTAHYA

39

Hamitabat köylüleri

Hamitabat

Tunçbilek-TAVŞANLI

40

Çeribaşı İbrahim

Eğrigöz

Emet-KÜTAHYA

41

Çavuşların Molla Himmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

42

Çavuşların Mehmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

43

Çavuşların Sadık

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

44

Kara Bayramların Ali

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

45

Giziroğlu Mehmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

46

Çolak  Ahmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

47

Gödece Mehmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

48

Şabanların Hasan(Şehit)

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

49

Şabanların Mehmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

50

Şabanların Ahmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

51

Şabanların Mustafa

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

52

Çil Mehmet

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

53

Demetlerin Hasan

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

54

Ramazanların Ali

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

55

Tekaüdlerin Osman Hoca

Günlüce

Emet-KÜTAHYA

56

Çakır Himmet

Emet

Emet-KÜTAHYA

57

Poyrazların Deli Hüseyin(Şehit)

Emet

Emet-KÜTAHYA

58

Osman Atay

Emet

Emet-KÜTAHYA

59

Hasan Karababa

Emet

Emet-KÜTAHYA

60

Mustafa Çavuş

Emet

Emet-KÜTAHYA

61

Arabın Salih

Emet

Emet-KÜTAHYA

62

Sakaların Halil Uygun

Emet

Emet-KÜTAHYA

63

Halil Bursalı

Emet

Emet-KÜTAHYA

64

Yeşillerin İbrahim(Şehit)

Emet

Emet-KÜTAHYA

65

Topçuların Hüseyin

 

Emet-KÜTAHYA

66

Salihlerin Ahmet(Şehit)

Emet

Emet-KÜTAHYA

67

Malakların Ömer(Şehit)

Emet

Emet-KÜTAHYA

68

Porsukların Ahmet

Emet

Emet-KÜTAHYA

69

Kako Mehmet

Emet

Emet-KÜTAHYA

70

Canip Efe

Harmancık Akalan

Harmancık-BURSA

71

Deli oğlan Mehmet

Kozluca

Harmancık-BURSA

72

Ali Çavuş

Balatdanişmend

Harmancık-BURSA

73

Süleyman Çavuş

Bekdemirler

Harmancık-BURSA

74

Kara Emin’in Ali

Gedikören/Ortaköy

Harmancık-BURSA

75

Rıza Çavuş

Gedikören

Harmancık-BURSA

76

Mahmut Çavuş

Gedikören

Harmancık-BURSA

77

Mehmet Çavuş

Natçalar

Harmancık-BURSA

78

Said Çavuş

Harmancık merkez

Harmancık-BURSA

79

Tırpancı Deli Mehmet

Kepekdere

Harmancık-BURSA

80

Kamil

Yayabaşı

Harmancık-BURSA

81

Çolak Hüseyin

Ece Mahallesi

Harmancık-BURSA

82

Halil Efe

Dedebali

Harmancık-BURSA

83

Ahmet

Karaca

Harmancık-BURSA

84

Hacı Mehmet

Kıçmanlar

Harmancık-BURSA

85

Süleyman

Kınık

Büyükorhan-BURSA

86

Sadık

Fadıl

Orhaneli-BURSA

87

Sadettin Efe

Kıranışıklar

Keles-BURSA

88

Ali Osman Efe

Kıranışıklar

Keles-BURSA

89

Ali Efe

Avdan

Keles-BURSA

90

Ahmet Efe(Şafak)

Oydas

Keles-BURSA

91

Mehmet Efe

Karaardıç

Keles-BURSA

92

Hacı Hüseyin

Belenören

Keles-BURSA

93

Deliceli Hıdır

Delice

Keles-BURSA

94

Deli Ethem

Issızören

Keles-BURSA

95

Hacı Ahmed

Menteşe

Keles-BURSA

 

 

Cevizdere Şehitler Anıtı

 

Cevizdere Şehitler Abidesi Kütahya Valiliği,Emet Kaymakamlığı ve Günlüce Belediyesi işbirliğiyle 1985 yılında yapılmıştır.1986 yılında ise Günlüce Belediyesi,Cevizdere Zaferinde şehit olanların anısına sembolik olarak mezarlar yaptırmıştır.Anıt,Tavşanlı-Emet yolu üzerinde bulunan Günlüce yakınlarında,Günlüce’den Emet’e giderken yolun sağındadır.Savaş,anıtın ilersinde Asar tepenin öbür tarafına bakan kısmında eski Emet yolunun geçtiği sahada olmuştur.